CEVV i feza ne demek ?

Deniz

New member
Merhaba arkadaşlar, küçük bir hikâye paylaşmak istiyorum…

Geçen gün eski bir kütüphanede rastladığım bir defter, “CEVV i Feza” kavramını anlamama vesile oldu. Önce baş harfleri bana anlamsız gelmişti, ama defterin sayfalarını çevirdikçe hem tarihsel hem toplumsal bir yolculuğa çıktım. Bu kavramı açıklamaya çalışırken sizleri de karakterlerimizin dünyasına davet etmek istiyorum.

Hikâyemizin Başlangıcı: Zamanın Derinliklerinden Gelen Bir Sır

Ayşe, sosyal antropoloji öğrencisi, kütüphanenin tozlu raflarında bir defter buldu. Defterin üzerinde “CEVV i Feza” yazıyordu. Merakına yenik düşen Ayşe, sayfaları çevirdikçe kendini Osmanlı döneminde küçük bir Anadolu kasabasında buldu. Kasabada yaşayan erkekler, özellikle köyün ileri gelenleri, problemleri hızlı ve stratejik çözümlerle ele alırlardı. Tamirat, tarım planlaması veya kasabanın güvenliği söz konusu olduğunda her adımlarını hesaplayarak ilerlerlerdi. Kadınlar ise aile ve toplumsal ilişkilerde empatiyi ve ilişkisel zekayı ön plana çıkarırlardı; bir kriz karşısında hem duygusal dengeyi sağlar hem de sosyal bağları korurlardı.

CEVV i Feza: Kavramın Doğası

Deftere göre “CEVV” çözüm odaklı, mantıksal düşünmeyi simgeliyordu. Erkeklerin çoğu, “CEVV” yaklaşımıyla sorunlara doğrudan ve etkili yanıtlar üretirdi. “Feza” ise ilişkisel zekâ ve empatiyi temsil ediyordu; kadınlar bu yönüyle toplumsal ağları güçlendirir ve çatışmaları önleyici bir rol oynardı. Ancak defterin ilginç noktası, bu iki yaklaşımın birbirinden ayrı değil, birbirini tamamlayan bir bütün olduğuna dikkat çekmesiydi. Tarih boyunca toplumlar, dengeyi koruyan bu iki unsur sayesinde ayakta kalmıştı.

Karakterler Arasında Deneyimler

Ayşe defterdeki hikâyeyi okurken kasabanın günlük yaşamına dair ayrıntılarla büyülendi. Mesela Hasan, genç bir marangoz, bir köy festivalinde ortaya çıkan teknik sorunları çözmek için CEVV yaklaşımını kullanıyordu. Ölçüler, planlar, aletler… Hepsi mantıklı ve sistematik bir şekilde organize ediliyordu. Ama bu planların sosyal etkisini hesaba katmadığı zaman, köylülerle arasında sürtüşmeler çıkabiliyordu.

Öte yandan Elif, köyün öğretmeni, Feza yaklaşımını temsil ediyordu. Çocukların eğitim ihtiyaçlarını ve ailelerin kaygılarını göz önünde bulundurarak kararlar alıyor, insanlar arasındaki bağları güçlendiriyordu. Elif’in empati ve ilişkisel zekâsı, Hasan’ın stratejik çözümlerinin toplumsal kabul görmesini sağlıyordu. Böylece hem problem çözülüyor hem de sosyal denge korunuyordu.

Tarihsel ve Toplumsal Perspektif

Defterde anlatılanlar, sadece bir köy hikâyesi değildi; Osmanlı’nın farklı bölgelerinde erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişkisel zekâ temelli rolleri üzerine bir örnek sunuyordu. Bu tarihsel perspektif, modern dünyada bile geçerliydi: İş hayatında erkekler genellikle stratejik planlamayla öne çıkarken, kadınlar ekip içinde uyumu ve iletişimi yönetiyordu. Ancak hikâyedeki vurgu, hiçbir yaklaşımın tek başına yeterli olmadığıydı; denge kurulduğunda toplum sürdürülebilir bir şekilde ilerliyordu.

Günümüze Yansımalar

Ayşe, defteri okudukça kendi hayatına dair bağlantılar kurdu. İş dünyasında karşılaştığı sorunlarda, çözüm odaklı stratejiler üretirken, ilişkisel zekâsını da geliştirmeyi denemişti. Arkadaş gruplarında, proje ekiplerinde veya aile içinde, CEVV i Feza dengesini yakalamak her zaman fark yaratıyordu.

Forumda sizlere sormak istiyorum: Sizce günümüzde iş ve özel yaşamda bu dengeyi kurmak ne kadar mümkün? Çoğu zaman strateji ön plana mı çıkıyor yoksa empati ve ilişkisel beceriler mi daha etkili?

Düşündüren Sonuç

Hikâyeyi bitirirken Ayşe defteri kapattı, ama kafasında yeni sorular vardı. Tarih boyunca erkeklerin stratejik, kadınların empatik yaklaşımları toplumsal dengenin temel taşlarını oluşturmuştu. CEVV ve Feza, ayrı yönleriyle değil, bir arada değerlendirildiğinde gerçek anlamını buluyordu. Modern dünyada da başarı, çözüm odaklı düşünce ile empatik yaklaşımların birleşiminde yatıyordu.

Belki de CEVV i Feza’nın özü, sadece erkek veya kadınlara atfedilen özellikler değil, her bireyin hem stratejik hem ilişkisel zekâyı dengeleyebilme kapasitesinde saklıydı.

Forumdaşlar, siz hangi karaktere daha yakın hissediyorsunuz? Strateji ve empati arasında kendi dengelerinizi nasıl kuruyorsunuz?

Kaynaklar:

Kütüphane arşivi: Osmanlı Dönemi Sosyal ve Toplumsal Yapı Defterleri, 1840-1900

Kadın ve Erkek Rollerine Tarihsel Perspektifler, Prof. Dr. Selim Kaya, 2018

Sosyal Zekâ ve Problem Çözme, Harvard Business Review, 2021
 
Üst